|
|
Halikarnas
Balıkçısı’nın naaşının İzmir’den Bodrum’a getirilerek gömülüşünü kızı İsmet
Noonan kendisiyle söyleşide şöyle anlattı:
"Babamın ölümü
hepimize tarif edilmez üzüntü yarattı. Cevat Şakir’in ölümüne Bodrum’lular çok
üzülmüşlerdi. Bir çoğu İzmir’e gelmişti. diğerleri cenazeyi Torba mevkiinde
karşıladılar. Bütün Bodrum halkı yollara dökülmüştü. Saat 15.30 sıralarında
acılı düdük sesleri Bodrum’lunun yüreğine bir kurşun gibi inmişti. Sonra yol
boyunca biz geçtikçe arkamızdan bütün Bodrum Yollara dökülmüştü. Bütün dükkanlar
kapanmıştı. Cenaze ilk oturduğu evin Kumbahçe Mahallesine götürüldü.
Yokuşbaşı’ndan itibaren öğrenciler ellerinde çiçeklerle yollarda bekliyorlardı.
Araba bizim evin önünden geçti. Oradan motorlarla limana getirilecek ti. Cenaze
“Halikarnaslım” adlı tekneye bindirildi. Denizde bir süre gezdirildi. Halikarnas
Balıkçısı sevdiği Karaada ve Salmakis’e veda etti. Bütün körfezde
dolaştırıldıktan sonra cenaze kalenin etrafından limana getirildi. Limana yalnız
balıkçıla gelsin denildi. Babamın tabutunu balıkçılar aldı. Babamın tabutu
maviye sarılıydı. Çelenklerle, narenciye dalları, palmiyeler, yaseminler,
mimozalar vardı. Saygı duruşu ve konuşmaların ardından Bodrum’lular babamı
omuzlarına aldılar. Çarşı içinden Yeni Cami’ ye kadar sadece bir el hareketiyle
mavi bir şey havada uçtu. Cenaze namazı Yeni Camide kılındı. Daha sonra tekrar
arabalara binildi. Babamın naaşı el üstünde taşınarak Türbe tepesine götürüldü.
Cenaze defnedildikten sonra biz şehre geri döndük. Babamın mezarı Saldır Şah
Türbesinin karşısındaki tepedeydi. Babamın mezarının yakınında sadece bir ev
vardı. Bu evde yaşlı bir teyze yaşıyordu. O gece ben Artemis Pansiyonda sabaha
kadar ağladım, babam neden burasını seçti diye. Babamın cenaze töreninden sonra
ben Bodrum’un onu çok sevdiğine inandım. Bodrum, Bodrum olalı hiç kimseye böyle
içten ve görkemli bir cenaze töreni yapmamıştır.”
|